“Ölüm Meleği” Olarak Bilinen ve 22 Yaşında İdam Edilen Nazi Gardiyan Irma Grese’nin Gerçek Hikayesi

Kendine ‘Güzel Canavar’ lakabını taktıran bir kadın gardiyan. Hitler Gençliği’nden SS Kadın Yardımcılar’a, en üst Nazi rütbesine kadar yükselen bir figür. Tarihin en korkunç toplama kamplarında çalışmış, merhametsizliği ve zalimliğiyle tanınmış Irma Grese’in hikayesi, güzellik ve dehşetin nadir bir karışımını sunuyor. Kırbaçla kadınları dövmekten, esirleri gaz odalarına sürüklemeye kadar uzanan karanlık bir geçmiş. 

İşte Irma Ida Ilse Grese’in korkunç, şaşırtıcı ve düşündürücü hikayesi. ?

Kaynak: 1, 2

Irma Ida Ilse Grese, Weimar Cumhuriyeti’nin Wrechen bölgesinde 7 Ekim 1923’te dünyaya geldi.

15 yaşındayken okulu terk eden Grese, Nazi ülküsüne kendini adamış ve hemşire olmayı denemiş bir kişiydi.

18 yaşına geldiğinde Hitler Gençliği ve Alman Kız Birliği gibi örgütlerle ilgilenmeye başlayarak SS Kadın Yardımcılar’ın eğitimine katıldı.

1942 yılında ise Ravensbrück toplama kampında çalışmaya başladı.

1943 yılının Mart ayında Auschwitz-Birkenau toplama kampına nakledildi.

Burada gardiyan olarak göreve başlayan Grese, 1944 yılında kadınlara verilen ikinci en üst rütbe olan Rapportführerin rütbesine yükseltildi.

Auschwitz’te esirleri gaz odalarına topladı.

1945 başında Auschwitz’ten Ravensbrück’e, Mart 1945’te ise Ravensbrück’ten Bergen-Belsen kadın toplama kampına taşındı.

1945’te kaçmaya çalışan ancak başarısız olan diğer SS personeliyle birlikte İngiliz Ordusu tarafından yakalandı.

Belsen davasında savaş suçu işlediği gerekçesiyle yargılanan 45 kişiden biri olan Grese, davası İngiliz askeri yargısı tarafından Lüneburg’ta yürütüldü.

Grese hakkında esirleri öldürmek, onlara işkence etmek, aç köpekleri insanlara saldırtmak gibi suçlamalar vardı.

Medyada “Güzel Canavar” olarak lanse edilen Grese’in mahkemedeki açıklamaları kan donduracak cinsteydi.

“Tekrar düşündüm ve eklemek isterim ki mahkumlara sadece elimle vurmadım. Auschwitz’te bazı kadın gardiyanlar, yaklaşık bir hafta boyunca kamp atölyelerinde yapılan kamçılara sahipti. Kırbaç kullanımı yasaklanana kadar mahkumları birkaç kez dövmek için bunlardan birini kullandım. Tüfekler asla bir gözetmen tarafından taşınmadı veya kullanılmadı.’

Dokuz hafta süren dava sonunda, Grese’in asılarak idam edilmesine karar verildi.

13 Aralık 1945’te Hamelin Hapishanesi’nde infazı gerçekleştirilen Grese, idam edilirken Nazi şarkıları söyledi.

Hayatı, 2003 yılında “Out of the Ashes” filmine konu oldu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x